Beslenme ve Diyetetik Danışmanlığı
Diz ağrısı şikâyetiyle başvuran hastaların bir bölümünde en etkili girişim kilo kontrolüdür. Beslenme, ortopedik şikâyetlerin sıklıkla göz ardı edilen bileşenidir.
Beslenmenin kas-iskelet sistemi üzerindeki etkisi
Yürüyüş sırasında diz eklemine binen yük vücut ağırlığının birkaç katıdır; merdiven inişinde bu değer daha da artar. Dolayısıyla verilen her kilogram, ekleme binen yükte katbekat azalma sağlar. Diz osteoartriti bulunan hastalarda kilo kontrolü, birçok tedavi yönteminden daha belirgin fayda sağlayabilmektedir.
Konu yalnızca kilo ile sınırlı değildir. İyileşme sürecindeki bir organizmanın yeterli protein alımına ihtiyacı vardır; yetersiz beslenen hastada kas kaybı hızlanır ve rehabilitasyon süreci uzar. İnsülin direnci ve kontrolsüz kan şekeri doku iyileşmesini olumsuz etkiler. D vitamini eksikliği yaygın kas ağrısı ve halsizlik tablosuna yol açabilmektedir.
Bu nedenlerle beslenme danışmanlığı muayenehanemizin hizmet kapsamında yer almaktadır. Fizik tedavi sürecindeki uygun hastalar diyetisyene yönlendirilmekte ve süreç birlikte takip edilmektedir.
Hizmet kapsamı
- Sağlıklı ve sürdürülebilir kilo verme ile kilo alma programları
- İnsülin direnci, tip 2 diyabet ve metabolik sendromda beslenme düzenlemesi
- Osteoartrit ve romatizmal hastalıklarda destekleyici beslenme
- Ameliyat ve yaralanma sonrası iyileşmeyi destekleyen protein odaklı programlar
- Sarkopeni (yaşa bağlı kas kaybı) önlenmesine yönelik beslenme
- Tiroid hastalıklarında beslenme yönetimi
- Sporcu beslenmesi ve performans desteği
- Gebelik, laktasyon ve menopoz dönemlerinde beslenme
Danışmanlık süreci
Değerlendirme
İlk görüşmede beslenme alışkanlıkları ayrıntılı olarak değerlendirilir; öğün düzeni, öğün zamanları ve tüketim koşulları incelenir. Laboratuvar sonuçları, kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar ve vücut kompozisyon ölçümleri birlikte ele alınır. Hedefler gerçekçi ve kişiye uygun biçimde belirlenir.
Program hazırlanması
Program; çalışma saatleri, mutfak koşulları ve damak zevki dikkate alınarak hazırlanır. Ulaşılması güç malzemeler içeren veya uzun hazırlık gerektiren planlar uygulanabilirliğini kısa sürede yitirmektedir. Bu nedenle sürdürülebilirlik temel kriterdir.
Takip
Kontrol görüşmeleri genellikle 2-4 hafta aralıklarla yapılır. Bu görüşmelerde yalnızca kilo takibi yapılmaz; uygulamada zorlanılan noktalar, aksayan öğünler ve tercih edilmeyen besinler değerlendirilerek program revize edilir. Sürdürülebilirlik bu geri bildirim döngüsüyle sağlanır.
Hızlı kilo verdiren programlar hakkında: Çok düşük kalorili diyetlerde kaybedilen ağırlığın önemli bölümünü kas kütlesi ve sıvı oluşturur. Kas kaybı bazal metabolizma hızını düşürdüğünden, program sonlandırıldığında kilo daha hızlı geri alınır. Ayrıca kas kaybı, eklem şikâyeti bulunan hastalarda klinik tabloyu ağırlaştırır. Kademeli ve istikrarlı ilerleme tercih edilmelidir.
Sık sorulan sorular
Kontrol görüşmeleri hangi sıklıkta yapılır?
İlk değerlendirmenin ardından genellikle 2-4 hafta aralıklarla kontrol planlanır. Bu aralık hedeflere ve ilerleme hızına göre uzatılabilir veya kısaltılabilir.
Sevilen besinlerin tamamen çıkarılması gerekir mi?
Hayır. Uzun vadede sürdürülebilen tek yaklaşım denge ve porsiyon kontrolüdür. Yasak listesi üzerine kurulan programlar kısa sürede terk edilmekte ve kalıcı sonuç vermemektedir.
Fizik tedavi gören hastalarda beslenme desteği gerekli midir?
Zorunlu değildir; ancak özellikle diz ve kalça patolojilerinde kilo fazlası bulunuyorsa belirgin fayda sağlar. Ameliyat sonrası dönemde yeterli protein alımı doku iyileşmesini hızlandırır. Uygun hastalarda önerilmektedir.
Sağlıklı kilo kaybı hızı nedir?
Haftada yaklaşık 0,5-1 kilogram aralığı sağlıklı ve kalıcı kabul edilir. Bu hızın üzerindeki kayıplarda kas kaybı riski artar ve kilo geri alınır. Kişiye özel hedef ilk değerlendirmede belirlenir.